KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri


Yorum bırakın

3.Yaratılış Kongresi Sunum Videosu ve Tebliğin Tam Metni (Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor?)

Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor?

(3. Yaratılış Kongresi Sunum Videosu ve Tebliğin Tam Metni)

Click Here For English Full Text of the Presentation (How is Everything Taking Place With Divine Power)

Iğdır Üniversitesi “3. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi”’nde sunulan ve Keşif Yolculukları isimli, akademik nitelikli ve görsel destekli Risale-i Nur eğitim programı’mızın ve bir yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının insanlığa ve bilim camiasına nasıl takdim edileceği konularında yaptığımız çalışmaların bir meyvesi olan bir tebliğimizin 15 Dakikalık kısa kongre sunumu videosunu ve tebliğin tam metnini sizlerle paylaşıyoruz.

Videoda sunulan tam metnin yalnız dörtte biri olup, eksiksiz bir çözümleme için tam metnin okunması gerekmektedir. Bununla birlikte, sunulan hakikatlerin tam olarak hissedilerek pekiştirilmesi için ise, görsel destekli sunum videosunu da yazının sonundaki adresten mutlaka izlemenizi arzu ve tavsiye ediyoruz.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendi Paranızla Hırsızlık Yapılmasına Razı Olmayın!

Kendi Paranızla Hırsızlık Yapılmasına Razı Olmayın!

Herhangi bir alışverişte KDV fişi almamak aynen şunun gibidir: Siz sokaktan geçen bir insanın cebine para koyup, bir de üstüne hırsızlık yapmasına yardımcı olur musunuz? Elbette kendi paranızla tanımadığınız bir insanın hırsızlık yapmasına razı olmazsınız. İşte fiş almamak bu misalden tamamen farksızdır.

Fişi almadığınız zaman, sizin adınıza devlete ödenecek parayı (verginizi) fişi almadığınız müessesenin sahibine bağışlamış oluyorsunuz. Hem de bir de üstüne kendi paranızla (âdeta cebine para koyar gibi) devletten vergi çalmasına yani hırsızlık etmesine yardımcı olmuş oluyorsunuz. Peki buna razı olur musunuz? Elbette olmazsınız ve olmamalısınız!

Okumaya devam et


Yorum bırakın

İslam Şeriatı Elbise Gibi Değildir!

İslam Şeriatı Elbise Gibi Değildir!

İslam şeriatı elbise gibi değildir, eskise de aynen koruyalım ve öylece tatbik edelim denilsin… Böyle bir şeye ihtiyaç ve gerek yoktur. Çünkü: cild ve deri gibi büyüyen, gelişen ve zamanın şartlarına adapte olabilen dinamik bir yapısı vardır… Temel kaideleri ise ezelden gelip ebede gider ve onlar değişmez…

Okumaya devam et


Yorum bırakın

İdam Cezası Hakkındaki Kanaatimiz

24

İdam Cezası Hakkındaki Kanaatimiz

Şahsımız adına kısas hükmünü iman itibariyle hak kabul etmekle beraber, (yani idam cezasına temel olarak karşı değiliz) bu cezanın, af ve sulh ile neticelenmesi ilahi vahiyle tavsiye edilmiş olduğunu vurgulamakta büyük fayda var.

Ayrıca böyle bir cezanın uygulanması için gerekli şartların tamamen tahakkuk etmediğine kanaatimiz var. Şöyle ki:

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kuantum Yaklaşımı ve İlahî Hakikatler Hakkında

Kuantum Yaklaşımı ve İlahî Hakikatler Hakkında

(Tabiat risalesi Açılımları Müzakere Bölümü Notları’ndan)

Soru: Kuantum Yaklaşımı’nı tarif etmek için verilen “basketbol topu misalini”, “ilahî isimlerin tecellileri” ile şahsa özel bir kâinatın yaratılması ve “Herkesin kalbinin itikadına göre farklı bir âlem seyir etmesi” olarak anlayabilir miyiz? “Dolanıklık” kavramının ise Risale-i Nur’da geçen “Eşyanın hakikî hakikatinin esma-i ilahiye olması” ve “Benim mahiyetim bâki bir ismin gölgesi olur daha ölmez” gibi meseleler ile ne derece paralelliği vardır? Kuantum fiziğinin bahsettiğiniz bilimsel yaklaşımları aynı meselelerin farklı şekilde ifade edilmesi değil mi?

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Neden Akıl Tek Başına Hakikati Bulamaz?

Neden Akıl Tek Başına Hakikati Bulamaz?

Gayba iman demek, delilsiz ve ne olduğunu bilmediğimiz birşeye gerekçesiz inanmak mı demektir? Hayır, asla!

Yazımızda sadece temel bir yaklaşım oluşturduğumuz bu çok önemli konudaki kavramların yerine oturmasına yardımcı olacak detaylar için aşağıdaki yazımıza müracaat etmenizi rica ediyoruz:

https://risaleinuregitimprogramidotcom.wordpress.com/2019/10/02/hakikatin-bilinemez-oldugu-bir-kainat-tasavvuru-kabul-edilemezdir/

Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Ahlaksız Sanat” ve “Dinsiz Bilim” Olur Mu?

“Ahlaksız Sanat” ve “Dinsiz Bilim” Olur Mu?

“Ahlaksız sanat”? “İslamî sanat”? “Dinsiz bilim”? “İslamî bilim”?

Böyle ayrımlar ve tabirler uygun mudur acaba?

Sanat bir alettir, nasıl kullanırsanız öyle anlamını bulur.

Bıçak gibi… İnsan öldürmek için de, güzel yemekler yapmak için de kullanılabildiği gibi…

Veya içine girdiği kabın şeklini alan ve yönünü nereye çevirirseniz oraya giden su gibi…

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Sonsuz Bir Kudretin Delilini, Onun Yokluğuna Delil Yapmak!

Sonsuz Bir Kudretin Delilini, Onun Yokluğuna Delil Yapmak!

Bu Yazıyı Büyük Bir Heyecanla Hissederek Hatta Yüksek Sesle Okumak Lazım!

Şu kâinatın ve canlıların üstünde görünen hayranlık verici görsel estetiğin, göz alıcı güzelliğin, incelikli sanatın ve karmaşık tasarımın yapılabilmesi ve çok sayıda mekanizmanın birbiri içine girip beraber çalışması ve sürekli işlemesiyle bölünemez bir bütün haline gelmiş devasa düzenin hassas dengesinin meydana gelebilmesi, bozulmadan devam edebilmesi ve çok faydaları netice veren önemli vazifelerinin aksamadan yerine getirilmesi, ancak her şeyin her şeyini gören, bilen, düşünen, planlayan ve karar veren kapsamlı bir ilme ve iradeye ve her şeyi idare eden ve kâinatı yaratan büyük bir kudrete sahip olmakla mümkün olabilir, başka yolu yoktur.

Çünkü hepsi birbiri içinde çalışıyor. En küçük bir şeyi yaratabilmek ve o büyük düzen içerisinde işler hale getirebilmek ve o düzeni bozmadan onu orda çalıştırabilmek için bütün kâinatı yaratabilmeniz, bütün kâinatla olan işleyişlerini bilebilmeniz, kontrol edebilmeniz gerekiyor. Başka türlü olmaz.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Evrim Mekanizmaları, Yaratıcıya Olan İhtiyacı Ortadan Kaldırır Mı?

Evrim Mekanizmaları, Yaratıcıya Olan İhtiyacı Ortadan Kaldırır Mı?

Yazı sonundaki seminer videosunun seyredilmesini hararetle tavsiye ediyoruz.

Yazımızda ateistik evrimin dışındaki iki gruptan biri olan ve “evrimi yaratıcının inşa mekanizması gören” ve ikinci grup olan ve “biz sadece süreçlerle ilgiliyiz, yaratıcı bizim konumuzun dışındadır, onunla ilgilenmiyoruz” diyenlere karşı nasıl tavır alınması gerektiğini çözümlüyoruz. Bu belirleyici tavrımız ve diğer tespitlerimiz, ateistik evrimi derhal etkisizleştirip “konu dışı” bırakmaktadır. Sunumumuzun hedefi çok açıktır: Ateistik evrimi temelinden söküp atmak…

Evrimi yaratılışın alternatifi, karşıt görüşü ve rakibi olarak görerek, doğrudan reddetmeli miyiz? Yoksa farklı kategoride olan meseleleri doğru yerlerine yerleştirip, meselenin inceliklerini ortaya koyan akademik bir yaklaşımı mı esas almalıyız? Evrimi doğru görmekle ilgisi olmayan böyle bir yaklaşımla, ateistik evrimin gerçek mahiyeti deşifre edilip, etkisizleştirilebilir mi? Bu soruların cevaplarını bulacağınız yazımızın, evrim lehinde veya aleyhinde değil, sadece akademik ve kategorik bir değerlendirme olarak görülmesi uygun olacaktır. Evrimin gerçek bile olsa, ancak canlı oluşumunun bir mekanizması olabileceğini, yaratıcının varlığına alternatif olamayacağını açıkça ortaya koyarak, devamını yazımıza havale ediyoruz.

Okumaya devam et


1 Yorum

Bir Yaratıcının Varlığı Düşüncesinin Bilimselliğe Uygunluğu ve Tabiat Kanunları

Bir Yaratıcının Varlığı Düşüncesinin Bilimselliğe Uygunluğu ve Tabiat Kanunları

(1. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi sunumu)

(Click Here for English Versiyon)

Bu Yazı, “Tabiat Risalesi Açılımları: İlahî Teknolojinin Detaylarında Hayalî ve Zihinsel Bir Keşif Yolculuğu” isimli ve Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatının yapıldığı kitabımızdan yararlanılarak hazırlanmıştır.  Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.

Özet:

Bu çalışmada, bir yaratıcının varlığının kabulünün delillerini araştıran ve çıkarımlarını bu yönde yapan bilimsel yaklaşım ve çalışmaların insanlık için ifade ettiği değer ve bu yöndeki bilimsel bilgi ve yorumların kıymeti hakkında bazı çıkarımlar yapılmaktadır. Ayrıca, Yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında bazı çözümlemeler yapılmıştır. Yaratılış modeli; mekanizmaların mahiyetinin ne olduğuyla değil, işleteninin kim olduğuyla ilgilenen ve evrim gibi yaklaşımları direk olarak muhatap almayan üst bir modeldir. Sunumda; eşyanın bir yaratıcı tarafından var edildiği ve işletildiği hakikatinin kabulünü sağlam bir zemine yerleştirmek için, bir yaratıcının varlığı düşüncesinin bilimselliğe uygunluğu ve ateizmin bilimsel yaklaşıma uygunsuzluğu en net bir biçimde ortaya koyuluyor. Akademik nitelikli çözümlemelerle tabiat kanunlarının mahiyeti ve yaratılışın alternatifinin evrim olamayacağı, en net ve kesin bir biçimde meydana çıkarılarak, ateizmin bu çürük tuzağı deşifre edilmektedir. Dünyaca meşhur bazı fizikçiler tarafından kâinatın kökeninin kanunlar ve teorilerle açıklanmaya çalışıldığı bir dünyada, tevhid hakikatinin böyle bir yaklaşımla takdim edilmesine olan ihtiyaç, o hakikatinin delillerinin ortaya koyulmasından veya karşıt görüşlerinin çürütülmesinden çok daha öncelikli ve önemli, temel bir meseledir. Bu çalışma, yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda sağlayacaktır.

Okumaya devam et